Sık Kullanılanlara Ekle Dergi Aboneliği Site Üyeliği Bize Ulaşın
 
Ana Sayfa Makaleler Eski Sayılar
Site Hakkında
 
 
İlmi Mercek Son Sayı

İlmi Mercek Dergisi'nin Ekim 2008 sayısını buradan download edebilirsiniz.

PDF Download


Kategoriler
Ahir Zaman & Mehdi
Batıl Felsefeler
Bitki Dünyası
Cahiliye Toplumu
Çocuklar İçin
Darwinizm İdeolojisi
Dinlerin Kardeşliği
Doğadaki Yaratılış
Dünyamız
Evrendeki Mucizeler
Evrim Teorisinin Çöküşü
Gerçek Milliyetçilik
Harun Yahya Hakkında
Hayvanlar Alemi
Hazreti İsa Gelecek
İslamın Yükselişi
İslam Terörü Lanetler
Kuran Ahlakı
Kuran Bilgisi
Kuran Mucizeleri
Maddenin Ardındaki Sır
Masonluğun Sırları
Mikrodünya Mucizesi
Milli Strateji
Peygamberler Tarihi
Tarih
Tefekkür Konuları
Vücudumuzdaki Mucizeler
Yahudilik

Tavsiye Edilen Kitaplar
Darwinizm ile İlmi Mücadelenin Önemi
Çocuklar Sizin İçin 2
DNA'daki Yaratılış Mucizesi
Kuran'da Adalet ve Hoşgörü
Kuran'da Yalancının Yöntemleri
Gerçek Atatürkçülük

Tavsiye Edilen Belgeseller
Allah Akılla Bilinir
Çocuklar İçin 02
Hazreti Mehdi Döneminde İslam Birliği
Risale-i Nur Külliyatında Hazreti İsa ve Hazreti Mehdi Gerceği 2
İslam Dünyayı Aydınlatan Işık
Kuran Darwinizm'i Yalanlıyor 3

Tavsiye Edilen Linkler
cnnturkyanilgilari.com
darwinizminkivranisi.co..
bocekfosilleri.com
benzersizilkler.com
imanikonular.com
dusunencocuk.org

harunyahya.org

divxvar.com
 

Kapak Konusu:
İslam Dünyasındaki Suni Ayrımlar Nasıl Son Bulur?

İslam dünyasında uzun yıllardır birlik ve beraberlik ruhunun gereği gibi yaşanmıyor olması, hem birtakım sorunlara zemin hazırlamakta hem de mevcut sorunlara kalıcı çözümler oluşturulmasını zorlaştırmaktadır.

Bu durumun son bulması ve Müslümanların ve diğer tüm toplumların huzura, güvene ve barışa kavuşabilmeleri için,

İslam dünyasında suni olarak oluşturulan ayırımların ortadan kaldırılması şarttır. Müslümanlar, Allah'ın Kuran-ı Kerim'de buyurduğu gibi, kardeş olduklarının şuuruyla hareket etmeli, bir ailenin fertleri gibi sevgi, saygı ve samimiyetle birlik olmalıdırlar. İslam dünyasının özlemi içinde olduğu aydınlık ve huzurlu günlerin yaşanması ancak tüm Müslümanların bu şekilde tek yürek olması ile mümkündür.

İslam medeniyetinin tüm dünyayı aydınlattığı, bilimde, sanatta, mimaride, ticarette dünyaya örnek olduğu dönemler, Müslümanların birlik ve beraberlik içinde hareket ettikleri dönemler olmuştur. Gerek Peygamber Efendimiz (sav)'in döneminde ve gerekse bunu takip eden zamanlarda, Kuran ahlakıyla ahlaklanan Müslümanların, gittikleri her yere hoşgörü, akıl, bilim, sanat, estetik, temizlik ve refah götürmelerinin ve İslam dünyasının, dünyanın en modern ve en çağdaş uygarlığı olmasının temelinde, birlik ruhunun sağladığı huzur, güven ve barış ortamı vardır. Günümüzde de İslam dünyası gücünü, nurunu, bereketini tekrar elde etme ve kendi içinde oluşan suni ayrımları ortadan kaldırma ihtiyacındadır.

Devamı için tıklayınız.

Kuran'da Dua

Her Zaman Ve Her Yerde Dua Edilebilir

Duanın belli bir zamanının olmadığı Kuran ayetleri incelendiğinde açıkça görülür. İnsanı dua etmeye yönelten her türlü istekte, bu ibadet yerine getirilebilir. Yani duanın belirli bir vakti, saati yoktur.

Ancak Kuran'da, günlük uğraşların dışında kalan saatlere, yani geceye ve sabah namazı vaktine dikkat çekilmektedir. Bir ayette müminler "... seher vakitlerinde bağışlanma dileyenler" (Al-i İmran Suresi, 17) olarak bildirilmekte ve dolayısıyla günün bu en erken saatinin önemi vurgulanmaktadır. Başka ayetlerde ise, gece vaktinin, hareketli olan gündüze göre düşünme, okuma ve duaya daha elverişli olduğu şöyle bildirilmektedir:

"Doğrusu gece neşesi (gece ibadeti, insanın iç dünyasında uyandırdığı) etki bakımından daha kuvvetli, okumak bakımından daha sağlamdır. Çünkü gündüz, senin için uzun uğraşılar vardır. Rabbinin ismini zikret ve herşeyden kendini çekerek yalnızca O'na yönel." (Müzemmil Suresi, 6-8)

Devamı için tıklayınız.

Evren, Teknoloji ve İnsan Sağlığı İçin Gereken Element: Demir Mucizesi

Dünyanın en temel fiziksel dengeleri üzerinde demirin nasıl bir etkisi vardır?

Demirin insan metabolizması için önemi nedir?

Kuran-ı Kerim'de “demir” hakkında hangi mucizevi gerçek bildirilmiştir?

Oluşumu Dünya dışında gerçekleşen demir, Dünya’ya hangi yolla gelmiştir?

Demirin teknolojik ilerlemeyi sağlaması neyin keşfedilmesiyle mümkün olmuştur?

Teknoloji, insanoğlunun, yeryüzünde bulunan elementleri belirli bir amaca göre şekillendirmesidir. Çevremizdeki teknolojik ürünleri incelersek; hepsinin, demir, bakır, çinko, alüminyum gibi metallerden veya petrolün bir yan ürünü olan plastikten oluştuğunu görürüz. Eğer bu maddeler, özellikle de metaller dünya üzerinde bulunmasaydı ve insanoğlunun bu maddeleri kullanma imkanı olmasaydı belki de teknolojiden söz etmek de mümkün olmayacaktı.

Bu elementlerden sadece birkaçına dikkatle bakmak bile, günlük yaşam içinde varlığına alıştığımız bu madenlerin, aslında ne kadar mucizevi yapılar taşıdıklarını gösterir. Demir de bu maddelerden biridir.

Devamı için tıklayınız.

Hanif Bir Müslüman: Hz. İbrahim

Tarih boyunca Yahudiler, Rabbimiz'in "Gerçek şu ki, İbrahim tek başına bir ümmetti..." (Nahl Suresi, 120) şeklinde övdüğü Hz. İbrahim'i tüm Yahudilerin peygamberi olarak kabul etmiş ve kendilerinin Hz. İbrahim'in yolunu izlediklerini ileri sürmüşlerdir. Hıristiyanlar ise, Hz. İbrahim'in Yahudilerin peygamberi olduğunu kabul etmelerine rağmen, onun kendisinden daha sonra gelecek olan Hz. İsa'ya tabi olduğunu iddia ederek Yahudilerden ayrılmışlardır.

Oysa gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri yaratan Yüce Rabbimiz, bir öğüt verici ve hidayet rehberi olarak indirdiği Kuran'da, tüm bu sapkın iddiaların yanlışlığını şu şekilde bildirmektedir:

Yoksa siz, gerçekten İbrahim'in, İsmail'in, İshak'ın, Yakub'un ve torunlarının Yahudi veya Hıristiyan olduklarını mı söylüyorsunuzş De ki: "Siz mi daha iyi biliyorsunuz, yoksa Allah mı Allah'tan kendisinde olan bir şehadeti gizleyenden daha zalim olan kimdir Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir." (Bakara Suresi, 140)

Devamı için tıklayınız.

Penguenlerin Vurgun Yemelerini Engelleyen Özel Dalış Tekniği

Penguenler tek bir nefesle yüzlerce metre derine dalabilirler. Penguenlerin nasıl olup da bu dalışlar esnasında ani basınç değişikliklerinden etkilenmedikleri ve vurgun yemedikleri Japon araştırmacılar tarafından gün ışığına çıkarıldı. Bilim adamları penguenlerin, uyguladıkları özel bir dalış tekniği sayesinde vurgunlardan korunduklarını açıkladı.

Bir dalgıç derinlere indiğinde yükselen su basıncı, bedenindeki küçücük boşluklarda yayılmış olan nitrojeni bulunduğu yerden çıkarır ve kana geçmeye zorlar. Dalgıç yüzeye yükselmeye başladığında kanında tehlikeli miktarlarda nitrojen bulunması bedeni üzerinde birçok olumsuz etki doğurabilir. Ani basınç düşmesiyle birlikte yüksek nitrojen seviyesi sonucu eklem ağrıları, solunum güçlükleri ve hatta felçle karşılaşabilir.

Aynı sorunları penguenlerin nasıl olup da etkisiz hale getirdiğini inceleyen Tokyo Ulusal Kutup Araştırmaları Enstitüsü bilim adamları, Adelie ve kral penguenlerine elektronik cihazlar monte ettiler. Katsufumi Sato ve arkadaşları bu cihazlar sayesinde Antartika ve Crozet adası açıklarındaki penguenlerin gerçekleştirdiği 650 dalışı uzaktan takip ettiler. Penguenlerin derinlik hızlarının yanı sıra kanat hareketlerinden ivmelerini de ölçen araştırmacılar, hayvanların akciğerindeki oksijenle ilgili bazı tespitlere vardılar. Böylece penguenlerin dalış ve yükseliş profilleri ortaya çıkarılmış oldu.

Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Bu Ay Neler Var: İlmi Mercek Sayı 52
Avrupa'da Darwinizm'in Çöküşü
Farklı Kuş Türlerinin Birbirinden İlginç Özellikleri
İnsan Vücudu Makine Olsaydı.......
Bir Ayet Bir Açıklama: Tevbe Suresi, 51
Resulullah (Sav) Sevgisi Osmanlı Tarihine Nasıl Yansımıştır?
Şeytanın Gizli Yöntemlerinden Sakınmak
Birbirine Mesaj İleten Hücrelerdeki Mükemmel Detay
Hayvanlar Aleminin Usta Mühendisleri: Kunduzlar
İbadetleri Yaşlılığa Erteleme Yanılgısı
Kuran Bilgisi: İlmi Mercek Sayı 52
Darwinist Neleri Düşünmez? : İlmi Mercek Sayı 52
   
 

 

 
İlmi Mercek Geçen Sayı

İlmi Mercek Sayı 51

İlmi Mercek Dergisi'nin Eylül 2008 sayısını buradan download edebilirsiniz.

PDF Download


hayvanlaralemi.net
 

Geçen Sayının Kapak Konusu:
Allah'ın Elçileri İman Edenler İçin Rahmet, İnkar Edenler İçin Bir Yıkımdır

"O gün cehenneme diyeceğiz: “Doldun mu?” O da: “Daha fazlası var mı?” diyecek." (Kaf Suresi, 30)

Kuran-ı Kerim insanları doğru yola yönelten, iman sahiplerini kalbine ferahlık veren ve Allah'ın kıyamete kadar değişmeyecek sözlerini içeren tek hak kitaptır. Bu nedenle Kuran ayetleri esas alınarak yapılan samimi sohbetler ve hazırlanan yazılı ve görsel yayınlar, insanların din ahlakına yönelmelerine vesile olan önemli tebliğ yöntemleridir. Ancak içinde yaşadıkları toplumu din ahlakına çağıran peygamberlerimizin döneminde olduğu gibi, Allah'ın varlığı ve yaratma sanatı kendilerine hatırlatıldığı halde bu önemli gerçekleri inkar eden insanlar her dönemde olmuştur.

İçinde bulunduğumuz dönemde de Kuran ayetlerini ve Kuran ayetleri doğrultusunda hazırlanan eserleri okumaktan şiddetle kaçınan ve sonuç olarak da iman etmeyen insanlar, dünyada ve ahirette büyük kayba uğrayanlardan olacaklardır.

Sonsuz merhamet ve şefkat sahibi olan Yüce Allah, insanlara ahiretin varlığını, hayatın gerçek anlamını bildirecek elçiler, uyarıcılar gönderir. Şüphesiz her topluma bir uyarıcı gönderilmesi, Rabbimiz'in Rahman sıfatının bir tecellisidir.

Devamı için tıklayınız.

İman Hakikatleri: Teknoloji Hücre İçi Bilgi İşlem Hızına Yetişemiyor

Hücre içinde gerçekleşen bilgi transferi dünyanın en iyi istihbarat servislerinden bile daha hızlı ve daha verimli çalışmaktadır. Teknolojik açıdan hiçbir şekilde taklit edilemeyen bu sistemin en önemli özelliği dokusal organizmalardan oluşmasıdır.

Birçoğumuz yüksek haberleşme kuleleri ile karşılaşmış ya da haberleri seyrederken yeni açılan benzer bir tesisin görüntüleri gözümüze çarpmıştır. Bunların bizlerde bıraktığı ilk izlenim, muhtemelen, çeşitli gelişmiş antenler ve karmaşık elektronik cihazlarla dolu yapılar olduklarıdır. Aslında böyle bir görüş hatalı da sayılmaz, çünkü bu tesislerdeki teknolojik aletleri iyice tanımak için elektronik ve haberleşme alanında belirli bir uzmanlık veya mühendislik bilgisine sahip olmak gerekir. Bunun yanında hemen hemen hepimizin ortak bir kanaati daha vardır: Dünyanın dört bir yanındaki insanlarla iletişim kurmamıza olanak sağlayan bu tesisler artık insanlık için "çok önemli" bir konumdadır. Şöyle bir düşünelim: Tüm dünyadaki haberleşme kuleleri, santralleri ve istasyonları kısa bir süre için devre dışı kalsa neler olurdu? Açıktır ki böyle bir durum büyük bir kaos ve kargaşaya yol açardı. Ancak meydana gelen zarar maddi olarak ne denli büyük olursa olsun yine de telafi edilebilirdi.

Devamı için tıklayınız.

 

İlmi Mercek Dergisi © 2005
Bu sitede yayınlanan tüm çalışmaları, siteyi referans göstermek koşulu ile,
telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir, çoğaltabilir ve dağıtabilirsiniz.